Üst Kapak Blefaroplasti Estetiği

Üst Kapak Blefaroplasti Estetiği

Göz kapağına yapılan tüm işlemlerin genel adı blefaroplastidir. Göz çevresi ise insanın nasıl göründüğünü özetleyen en özel noktadır. Ve her şeyden önce yaşlılığa adımı gözlerimiz atar. Üst kapak yapısında düşüklük, altta oluşan torbalar, göz kenarındaki kaz ayakları kişinin yaşlandığına işarettir. Fakat bu durum bazı insanlarda daha erken oluşabilir ve bu da kişinin psikolojisini etkileyebilir. Bazılarında ise bu durum doğuştan gelir. Blefaroplasti estetiği, alt ve üst gözkapaklarında oluşan sarkmalar, fazla kas dokularının çıkarılması ve göz çevresinde estetik kayıplara sebep olan doku gevşemelerinin gerdirilmesi amacıyla plastik cerrahi uzmanları tarafından yapılan uygulamalar bütünüdür.

Ciltteki estetik kayıplarının en önemli sebepleri, yaşlanmaya bağlı olarak meydana gelen sarkmalar, göz kapaklarında torbalanmalar, gevşeme ve kırışık oluşumudur. Yerçekimi etkisi ve yaşlanmanın dışında bu tür kayıplarının oluşmasına sebep olan diğer faktörler ise,

Düzensiz uyku

Güneş ışınlarının etkisi,

Alkol ve sigaranın aşırı tüketilmesi

Hava kirliliği gibi farklı sebeplerdir.

Göz kapağı estetiği blefaroplasti uygulamaları göz ve çevresine daha güzel bir görünüm kazandırmak ve gözün daha fonksiyonel çalışmasına olanak sağlamak amacıyla yapılmaktadır. Dünyada en sık uygulanan operasyonlarından biri olan blefaroplasti ameliyatı sonrasında görme alanında açılma, görme keskinliğinde artış, astigmatta düzelme ve kontrast duyarlılıkta artış sağlanmaktadır. Bu tür operasyonlar üst kapakta yaklaşık 45 dakika ile 1 saat arasında, alt göz kapağı çevresinde ise yaklaşık 1,5 saatlik bir süre içerisinde tamamlanmaktadır.

Üst Göz Kapağı Estetiği Gerektiren Belirtiler Nelerdir?

Yaşlılığa bağlı olarak elastikiyetini yitiren ciltte ilk bozulma belirtileri, vücudun farklı bölgelerinde ve yüz kısmında meydana gelen fazlalık deri oluşumunun göz kapaklarında ortaya çıkmasıyla kendisini göstermektedir. Göz bölgesinde elastik ve gergin yapısı deformasyona uğrayan cilt, bireyin göz kapaklarında yorgun ve donuk bir ifadenin belirginleşmesine sebep olmaktadır.

 

  • Alt Göz kapağı derisinde kırışıklık ve sarka meydana gelmesi,
  • Göz kenarlarında kaz ayaklarının oluşması
  • Gözaltlarında renk değişimleri ve torbalanmalar,
  • Üst göz kapağında düşük

Yüzde sürekli yorgun görünüm veren bir ifadenin oluşması gibi haller, üst göz kapağı estetiği yaptırmayı gerektiren belirtilerdir.

Göz kapağında meydana gelen deri bollaşmasının sebep olduğu göz düşüklüğü, bazen bireyin görme yeteneklerinin kısıtlanmasına sebep olabilecek derecede önemli sorunların oluşturmaktadır. Yüz estetiği açısından da olumsuz görünümlerin ortaya çıkmasına sebep olan bu tür durumlar, herhangi bir ilaç veya kozmetik ürünle kalıcı olarak tedavisi mümkün olmayan durumlardır. Bazı hallerde kaş ve alın bölgesindeki sarkmaların da eşlik ettiği bu tür durumlar, yüzün görünümünde büyük kayıplar oluşturmaktadır.

Göz kapağı estetiği, bireylerin görünüm kaygılarını giderdiği gibi, fonksiyonel kayıpların da giderilmesin sağlamakta, ihtiyaca bağlı olarak üst ve alt göz kapağı estetiği eş zamanlı olarak da yapılabilmektedir. Bunun yanı sıra kaş kaldırma, endoskopik orta yüz operasyonları, alın kaldırma gibi işlemler de göz kapağı ameliyatı ile birlikte yapılabilmektedir.

Göz kapağına yapılan tüm işlemlerin genel adı blefaroplastidir. Göz çevresi ise insanın nasıl göründüğünü özetleyen en özel noktadır.

 

Göz Kapağı Estetiği Ameliyatı (Blefaroplasti) Öncesi Neler Yapılmalıdır?

Göz kapağı estetiği blefaroplasti talepleri, yüz bölgesinde oluşan kayıpların giderilmesi amacıyla yapılan uygulamalardır. Bu tür taleplerle klinikler başvuran bireylerle ilgili muayenelerin oldukça titiz şekilde yapılması, hasta beklentilerinin net bir şekilde belirlenmesi, sorunların giderilmesini sağlayacak iyi bir cerrahi teknik uygulanması ve muhtemel komplikasyonlar konusunda hastanın bilgilendirilmesi gereklidir. Göz kapağı estetiği genellikle, göz kapağında yaşlanma belirtilerinin ilk görülmeye başladığı dönemler olan 35 yaş ve üstü bireyler tarafından talep görmektedir. Ancak farklı yaşlarda bireyler de ihtiyaç hissetmeleri halinde bu tür uygulamalardan faydalanabilmektedir.

Ameliyat sırasında fazla kanama yaşanmaması için en az 10 gün önceden kanın pıhtılaşmasını azaltmamız gerekir. Aspirin, e vitamini ve ağrı kesici kullanımı varsa bunlar bırakılmalı. Ameliyat sonrasında ise göz kapaklarında morluklar oluşabilir bu durum için soğuk uygulaması ve yüksek yastıkta yatma tavsiye edilir. Ameliyattan bir hafta sonra kontak lens kullanılabilinir. Dikişler 3 ila 5 güne alınmış olur. Hastalardan ısrarla gelen sorulardan en sık olanı iz kalır mı? İz kalma ihtimali çok düşük ihtimaldir. Tabi ki her ameliyatta olduğu gibi bu ameliyatta da dikişler vardır ve bunlar beraberinde pembemsi izleri de getirir. Fakat bu pembemsilik zamanla ten renginizle uyumlu hale gelerek iz sorununuzu da ortadan kaldırır.

Ameliyat öncesinde hekim tarafından komplikasyon oluşumuna sebep olabilecek ilaçların durdurulması tavsiye edilmekte, kanama eğilimini artıran aspirin gibi ilaçların an az 2 hafta önce durdurulması istenmektedir. Ayrıca ameliyat sonrası oluşan yaraların iyileşmesini geciktiren sigara kullanımının da ameliyattan en az 2-3 hafta önce durdurulması tavsiye edilmektedir. E vitamini içeren ilaçlar ve bitkisel çaylar da kullanılmamalıdır.

Göz Kapağı Estetiği Nasıl Yapılır?

Göz kapağı estetiği ameliyatı veya başka deyişle göz kapağındaki düşüklüklere uygulanan tedaviler, göz kapağı bölgesindeki fazla kas ve derinin kesilerek çıkarılmasıyla gerçekleştirilmektedir. Ameliyat sonrası bireyin hassasiyetleri göz önünde bulundurularak herhangi bir iz görünmemesi adına göz kapakları katlandıkları çizgilerden kesilmektedir. Bu tür ameliyatlar, kaş kaldırma ve alın gerdirme ile birlikte yapıldığında yüz estetiğinde mükemmel sonuçlar elde edilmektedir. Bu tür cerrahi müdahalelerle göz kenarlarında yaşlanmaya bağlı olarak oluşan kazayağı görünümleri tedavi edilmez. Birey tarafından bu tür sorunların da giderilmesi yönünde talep gelmesi halinde, ek işlemler tatbik edilerek kazayağı görünümlerinin düzeltilmesi mümkün olmaktadır.

Göz kapağı ameliyatları her iki göz kapağının muayenesi sonrasında, göz kapağına işaretleme yapılmak suretiyle lokal anestezi altında yapılmaktadır. Ameliyat sonrasında doğal görünümün etkilememesi adına, göz kapağında işaretlenen yerlerden kesilmek kaydıyla fazla deriler alınmaktadır. Uygulama sırasında kas ve bağ dokuların altında sarkmış bulunan yağ yastıklarının fazlaları, kas dokusundaki fazlalıklar çıkarılmakta, bağ doku ve kaslar sağlamlaştırılmak suretiyle onarımdan geçirilmektedir. Ameliyat sonrası alt ve üst göz kapakları iz belli olmayacak şekilde dikilerek kesi izleri kapatılmaktadır.

Göz Kapağı Estetiği Sonrası

Göz kapağı estetikleri, bireylerin yaşlanmasını durdurmak adına yapılan işlemler değildir. Daha genç ve dinamik bir görünüm kazanılmasına olanak sağlayan bu tür cerrahi müdahaleler, bireyin uzun süre bu tür kaygılardan kurtulması adına yapılmaktadır. Yapılan cerrahi müdahaleler küçük bir işlem olarak görülmekle birlikte, yapıları gereği göz kapaklarında şişmeler meydana gelmesi olağandır. Ameliyat sonrası hasta aynı gün normal yaşamına dönebilmektedir. Göz kapaklarında hafif şişkinlikler olmasına rağmen gözün tamamen kapatılması söz konusu değildir. Göz kapaklarında ince bir bant çekilmekte, kesi izleri tamamen kapatılarak estetik görünüm kaybı ortadan kaldırılmaktadır.

Ameliyat sırasında veya sonrasında hafif ödemlerin oluşması veya kısa süreli kanamaların olması muhtemel ve olağan durumlardır. Bu tür komplikasyonları azaltmak amacıyla ameliyat sonrası birkaç gün buz kompresi yapmak fayda sağlamaktadır. Göz kapağı çevresinde yaşanabilecek ağrılara yönelik olarak hekim tarafından reçete edilen damla, ağrı kesici ve antibiyotikler düzenli olarak kullanılmalıdır. Ameliyat sonrasında mümkün olabildiğince gözleri yoracak faaliyetlerden kaçınmak, televizyon, bilgisayar başında uzun süre geçirmemek gereklidir. Mümkün olduğu nispette ameliyat sonrasındaki ilk hafta, göz kurumasına sebep olabilecek kitap, gazete vb. şeylerden kaçılmalı, gözün dinlendirilmesine özen gösterilmelidir. İyileşme döneminde gözlerin güneş ışığına maruz bırakılmaması, ağır spor aktivitelerinden bir müddet kaçınılması gerekmektedir. Yaklaşık 4 hafta sonunda birey tüm normal aktivitelerini sınırsızca yapabilme özgürlüğüne kavuşmakta, göz kapağı estetiği ile ilgili tüm kaygılarından kurtulmaktadır. Tam sterilizasyonun sağlandığı ameliyathane ortamlarında yapılan bu tür cerrahi müdahaleler sonrasında dikişlerin alınması için geçecek 6-7 gün içerisinde herhangi bir pansuman veya yara bakımı yapılması söz konusu değildir.

Göz Kapağı (Blefaroplasti) Cerrahisi Kimlere Uygulanır?

Özellikle ülkemizde büyük gelişme gösteren cerrahi uygulamaları, hem yurt içi hem de yurt dışında yaşayan oldukça önemli sayıda kişi tarafından tercih edilmektedir. Bu tür cerrahi müdahaleler her yaştan erkek veya kadın bireye uygulanmakla birlikte, ağırlıklı talep 35 yaşını geçmiş kadınlardan gelmektedir. Yaşlanmanın etkilerinin ilk görülmeye başladığı bu dönemlerde yapılacak olan estetik müdahaleler, bireyin çok uzun yıllar herhangi bir estetik kaygı yaşamamasını sağlamaktadır.

Daha genç görünüme ve dinamik yüz yapısına sahip olmak adına yapılan üst göz kapağı estetiği, normal yaşamı etkilemediği gibi, yaşam konforuna yönelik herhangi bir olumsuzluk da söz konusu değildir.

Yorum Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir